Mathesis Pathesis Gnosis

Hayatta üç tip bilgi var.
Mathesis; okuyarak, çalışarak elde edilebilen bilgi. Matematik gibi…
Pathesis; deneyimleyerek elde edilen bilgi. Mesela sevdiğin birini kaybettiğinde hissettiklerinin sana öğrettiği bilgi.
Gnosis; sezgisel olarak elde edilebilecek bilgi.

Söz konusu viski olduğunda mathesis bilgi için onlarca kaynak var. Okuyanın bilgiye kolayca sahip olduğu, çok ortaklı. Yani anonim bilgi.
Oysa ki pathesis anonim değildir. Başka bir bilgi sunar. Sana özel, kıyaslanamaz, bireysel…
Ben defalarca Paris’e gittim ama 2012’de Pont Neuf’de akşam üzeri viski içerken gördüğüm manzaranın bende uyandırdığı hissiyatın, Jean Paul Sartre ve Simone De Beauvoir’ın 1964’de aynı yerden gördüğü manzara ile aynı olmadığını biliyorum.

Felsefenin sığ sularında yazılı olan ilk kurallardan biri de şöyle der: Istırab ile öğrenilen bilgi unutulmaz. Daha derin sulara yüzdükçe istemenin susturulmasıyla ıstıraptan kurtulunur yazılıdır. Hem hedonist bir hunharlıkla istekleri susturmak hem de estetik bir mütevazılıkla istemeyi unutmak mümkün sanırım.
Oysa tasarlanmış bir dünyada bu ne kadar mümkün?

Peşinde olduğumuz asıl bilgi pathesis değil midir? Bize özel, bize bir şeyler katan ve ancak kendi entellektüel deneyimimizin enginliği kadar bizi destekleyen bilgi. Öyle bir bilgi ki yaşamımıza deneyim olarak aktarabildiğimiz ve böylece kendimizi yaşamın kendisi ile ifade ettiğimiz bir deneyim.

Eskiler deruhte etmek der: “bir şeyi yerine getirmeyi üzerine alma, üstlenme” anlamında.
Her deneyim böyle değil mi?
Hayatımızdaki bir şeyi yerine getirmemize aracı ve üstlendiği bir sebep var. Hayatın sebeplerini anlamak ve yükün ağırlığını tartmaksa asıl gayemiz, her anın deneyiminde yeniden farketmek lazım varoluşun temelini.
Ancak böyle olursa yaşamdan zevk almak mümkün değil mi?
Peşinde olduğumuz, okuyarak elde edilemeyen bilginin, deneyimlemek neticesinde bu beden ve candaki tezahürü değil midir?

Ancak böyle olursa o sezgisel bilgi Gnosis açığa çıkmayacak mı?

Battlehill Craigellachie 10yo 52.8%
400 şişe üretilmiş, 237. şişe bana kısmet oldu.
Burundaki sherry ve kayısı kurusu kokusu iyi ama damaktaki etkisini tarif etmem mümkün değil. Olağanüstü bir damağa sahip.
Biraz Faust (Goethe) biraz da Maskülen (Jung) okurken sonu gelmiş bir şişedir. Başka türlüsü haksızlık olurdu zaten.

Şaşırmak, hayal kırıklığına uğramak, heyecanlanmak, aramak, pes etmek…
Kendi kendileri ile saklambaç oynayanlar, ruhlarını kaybetmiş bedenlerdir.
Sobe diyen umutsuzlar, ancak boş bedenlerini yakalar…
Sokakta kalan deneyimler
Soğukta yakalanan umutlardır…

Sobe